Vakfet, Yaşat, Yaşa...

RESTORE EDİLEN VAKIF KÜLTÜR VARLIKLARI
 

Bilindiği üzere ülkemiz en ücra köşesine kadar Vakıf taşınmaz Kültür Varlıkları ile doludur. Uygarlıkların beşiği olan Anadolu dünyanın hiçbir yeri ile kıyaslanamayacak kadar tarihi zenginlikleri barındırmaktadır. Bu tarihi zenginliklerin en önemli bölümünü vakıf kültür varlıkları oluşturmaktadır. Mülkiyeti Vakfına ait 8750 civarında taşınmaz kültür varlığı kaydı bulunmaktadır. Yurdumuzun dört bir yanına dağılan bu eserlerin restorasyonları için büyük bir çaba gösterilmekte olup, bu kapsamda 2018 sonu itibari ile yaklaşık 5250 adet eserin restorasyonu gerçekleşmiştir.

    
Dünden bugüne kuşaklar arasında canlı bir köprü olan bu kültür mirasının korunması, tespiti ve değerlendirilmesi çalışmaları büyük bir titizlikle yürütülmektedir.  
Hedefimiz yurt genelinde projesi çizilmemiş ve ihtiyacı olup da restorasyonu yapılmamış hiç bir eserin bırakılmamasıdır.  ​


Onarım öncesi ve Onarım sonrası görüntülerden bazı örnekler:   ​



43

restore edilen varlık bulundu

İSTANBUL İLİ BEYOĞLU İLÇESİ NUSRETİYE CAMİİ



​İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, Tophane Semti,  Meclisi Mebusan Caddesi üzerinde yer alan Nusretiye Camii II. Mahmut tarafından Kirkor Balyan'a 1823 – 1826 yılları arasında yaptırılmıştır. İnşaası 1826'da bitirilen Nusretiye Cami'nin açılışında büyük bir tören düzenlenmiş, sultan saltanat kayığıyla Tophane İskelesi'ne çıkmış, iskeleden mahfil kapısına ka­dar yerlere serilmiş kıymetli kumaşlar üze­rinde atıyla ilerlemiş, ayrıca bir yüzünde tuğrasının diğer yüzünde Nusretiye Ca­mi'nin resmi olan hatıra madalyası bastırtmıştır. Günümüzde restorasyonu tamamlanan eser ibadete açılmıştır.​

İSTANBUL MISIR ÇARŞISI



Yeni Cami ve Külliyesine gelir getirmesi için 1663-64 yıllarında inşa edilen Mısır Çarşısı, bir Valide Sultan yapısıdır. Valide Çarşısı, Yeni Çarşı adlarıyla anılırken, 18. yüzyılın ortalarından itibaren Mısır Çarşısı adıyla anılmaya başlanmıştır. Bu adlandırma, deniz yoluyla Mısır'dan getirilen ürünlerin, çarşıda satılmasından kaynaklanmıştır. 1691 gecesi çıkan yangında tahrip olan Çarşı, yeniden ayağa kaldırılmıştır. 6 adet kapının bulunduğu Çarşı'da, bu kapıların üç tanesi ve 49 dükkân aktarlara (Balıkpazarı, Hasırcılar ve Ketenciler); kalan üç tanesi ve 51 dükkân da pamukçulara ve yorgancılara (Yeni Cami, Haseki ve Çiçek Pazarı) ayrılmıştır. Balıkpazarı Kapısı'nın iç taraf aynasındaki karşılıklı duran çift vav harfleri, 1940'lardaki yangında yok olmuş ve sonraki onarımda canlandırılmamıştır. Günümüzde restorasyon sırasında eski fotoğraflardan yararlanılarak bu harfler yeniden canlandırılmış; dua mahfiline yeniden işlerlik kazandırılmıştır.

Toplam 6.668, 33 m2 oturum alanına sahip çarşıda 2013 yılında başlayan restorasyon çalışmaları, 2018 yılında tamamlanmıştır. ​


SİVAS İLİ GÖKMEDRESE



Sahibiye olarakta bilinen Gök Medrese, Anadolu Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan’ın (663 / 1264) oğlu III. Gıyaseddin Keyhüsrev (684 / 1264) döneminin etkili vezirlerinden olan Sahip Ata Ali b. Hüseyin tarafından 670 / 1271 yılında yaptırılmıştır. Gök Medrese açık avlulu, dört eyvan şemalı iki katlı olarak inşa edilmiştir. Taç kapıda mermer malzeme nedeniyle ışık-gölge değerleri genel görünümüne katkıda bulunur ve on dört sıralı mukarnastan oluşan kavsarası petek gibi görünmektedir. Üst köşe taşlarında birer yaprak kabartma oturur. Yaprağın içini birbirine girift hayvan başları doldurur. Yine taç kapıda sonsuzluğa gitmek anlamını taşıyan “Hayat Ağacı” motifi dikkat çeken unsurlardandır. Taş bezemeleri, Taç Kapısı, Mavi Çinili Minareleri ve Mavi Çinili Eyvanları ile oldukça önemli ve aynı zamanda da görkemli bir yapı olan ve adeta Sivas ilimizin simge eseri konumunda bulunan Gök Medrese’nin 2018 yılında Restorasyonu tamamlanmıştır. 

AMASYA İLİ II. BEYAZIT KÜLLİYESİ



​Mülkiyeti Bayezid Han-ı Sani Bin Mehmed Han-ı Sani Vakfına ait olan külliye, Sultan II. Bayezid'in emri ile Amasya Valisi Şehzade Ahmed tarafından yaptırılmıştır. Amasya'daki tek “selatin" eseri olan külliye yapıları içerisinde cami, medrese, imaret, şadırvan, muvakkithane ve türbe bulunmaktadır. 2018 yılında restorasyonu tamamlanmıştır.   ​

TRABZON İLİ ORTAHİSAR İLÇESİ FATİH (BÜYÜK) CAMİİ



​ Mülkiyeti Fatih Sultan Mehmed Han-ı Sani Bin Murad Han-ı Sani Vakfına ait olan Cami'nin inşa tarihi kesin olarak bilinmese de tahminen Konstantin'in bölgeyi yönetimine verdiği yeğeni Hannibalinos tarafından 914 yılında yaptırılmıştır. Kilisenin I. Andronikos (1222-1235) tarafından St. Eugenios Kilisesi (Yeni Cuma Camii) ile birlikte genişletildiği bilinmektedir. Şimdiki yapının ise Komnenler döneminde Hamitoğullarının 1314 yılında burasını yakıp yıkmalarından sonra Alexios tarafından esaslı bir onarıma alındığı bilinmektedir. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet Han tarafından şehrin fethedilmesiyle birlikte, kentin en önemli mabedi camiye çevrilmiştir. Restorasyonu tamamlanarak ibadete açılmıştır.​​

ADANA-SEYHAN YENİ(ABDÜRREZZAK ANTAKİ) CAMİİ



Yeni Camii gerek mimarisi gerekse mekan konstrüksiyonu itibariyle tipik ulu camiler içinde bulunan eserin ana duvarları ve minaresi, Adana Ulu Cami'inde de olduğu gibi Kahire'deki bazı Memlük yapılarını hatırlatmaktadır. Kuruköprü'den Küçük Saat'a giden Özler Caddesi üzerindedir. Küçük bir camidir. Üç satır halinde sülüs hatla yazılı kitabesinden (1724) yılında Abdürrezzak Antaki adlı Antakyalı bir zengin tarafından yaptırılmıştır. Minaresi de diğer bir kitabesine göre de 1142 H. (1729) tarihinde Abdullah Bin Ali Beşe tarafından yaptırılmıştır. Caminin kitabesinde; "Muhakkak bu şerefli caminin yapımına, Antakya doğumlu olup Adana'yı vatan edinen Hacı Abdürrezzak binyüz otuzyedi yılında muvaffak oldu." (M.1724) denmektedir. Minarenin kitabesinde; "Sahibu'l-Hayrat, Ali Beşe bin Abdullah, Sene1142 (M.1729)" denmektedir.


ANKARA-ALTINDAĞ-ASLANHANE(AHİ ŞERAFETTİN) CAMİİ



ANKARA-ALTINDAĞ-Ahi Şerafettin Vakfına kayıtlıdır. Ankara’daki en önemli Selçuklu yapısı olarak bilinen cami minberin kapısındaki sülüs kitabeye göre 1289–90 M. yılına tarihlenmektedir. Moloz taş duvarları, çatısıyla fazla ilgi çekmeyen, sade bir özelliğe sahip caminin dış görünüşü, muntazam kesme taşlı anıtsal Selçuklu yapılarının klasik taş işçiliği yanında çok basit kalır. Devşirme taşlar, caminin inşa öncesinde bu civarda çeşitli Roma ve Bizans dönem eserlerinin varlığına işaret etmektedir. Boylamasına dikdörtgen biçimli caminin kuzeydeki kapısı anıtsal, doğu ve batı cephelerindeki iki kapısı sadedir. Taç kapının doğusuna bitişik minare yüksek kübik kaideli, silindirik gövdeli ve tek şerefelidir.


BURSA MURADİYE CAMİ



1425/26 yılında yaptırılan II. Murat Camii, zaviyeli camiler grubuna girer. “Bursa Kemerli”girişi olan caminin planı, bu tipin en yalın biçimini yansıtır. Yapı, ana eksen üzerindeki kubbeli iki bölümle yanlardaki eyvanlardan oluşmaktadır. Buna karşılık, gerek dış gerekse iç süsleme bakımından zengindir. Dış cepheye renkli görünüşünü kazandıran taş ve tuğla işçiliğine,yer yer renkli sırlı tuğla ve çiniler de katılmıştır. Dış süslemeye genellikle geometrik motifler egemendir. Giriş cephesinin zengin süslemesine karşılık, diğer cephelerde yalın bir tuğla-taş duvar işçiliği egemendir. Caminin iç süslemeleri ise, duvarların alt bölümlerini kaplayan tek renkli çiniler ve çevrelerindeki çini bordürlerdir. Buna karşılık, mihrap süslemesinde çini bulunmamaktadır. Camii’nin önündeki beş bölümlü, kubbeli son cemaat yerinde iki adet antik granit sütun dikkatinizi çekecektir. Ortadaki kubbe zarif kabartmalara sahip olup,yine kabartma tekniğinde işlenmiş yaprak ve çiçek motifleri içeren geometrik süslemelerin bulunduğu ahşap giriş kapısı da dikkatinizi çekecek bir başka noktadır. Kapı kanatları, ahşap işçiliğin en güzel örneklerinden biridir. Yapının beden duvarları üç sıra tuğla, bir sıra moloztaş ve dikey tek tuğla dizileriyle örülmüştür. Kubbe kasnakları dıştan sadece tuğla ile inşa edilmiştir. 

​​

DİYARBAKIR ULU CAMİ



Anadolu'nun en eski camilerindendir. Müslümanlar tarafından beşinci Harem-i Şerif olarak bilinir. Plan itibariyle Şam Emeviye Cami'nin Anadolu'ya yansıması olarak yorumlanır.

Büyük Selçuklu hükümdarı Melikşah, İnaloğulları ve Nisanoğulları, Anadolu Selçuklu hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev, Artuklular, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan ve Osmanlı padişahlarından birçoğuna ait kitabe ve fermanlar caminin muhtelif yerlerinde görülmektedir.

Ulu Cami, Hanefiler Bölümü, Doğu Maksuresi, Batı Maksuresi, Şafiler Bölümü, Mesudiye Medresesi, Şadırvanlar ve Islak Hacimlerden müteşekkil olan büyük bir yapı topluluğudur. 


EDİRNE-MERKEZ BÜYÜK SİNAGOG



Mülkiyeti, Vakıflar İdaresi Büyük Sinagog Vakfı’na aittir. 6 Ocak 1906’da Osmanlı Hükümetinin izni ile Kaleiçi Dilaver Bey Mahallesinde Büyük Sinagog’un yapılmasına başlanmıştır. Bu Sinagog Viyana Sinagogu örnek alınarak Fransız Mimarı France Depre tarafından yapılmış ve 1907’de ibadete açılmıştır.

Sinagog üç ana binadan meydana gelmiştir. Bunlar Büyük Sinagog, İdari Bina ve Müştemilat binasıdır. Büyük Sinagog dikdörtgen planlı olup, tuğladan yığma olarak inşa edilmiştir. Üzeri büyük bir kubbe ile örtülmüş, iki yanına da iki kule eklenmiştir. Ana giriş üç kapılı olup, ayrıca iki yandaki kulelere de çıkış merdiveni bulunmaktadır. İç mekanda mihrabın bulunduğu duvarın uç kısmına Ehal (el yazması Tevrat kopyalarının saklandığı dolap) yerleştirilmiştir. Bunun önünde, sağ ve sol yanlarda da cemaatin saygın iki kişisinin oturacağı koltuklar, bunların önünde de Teva (sinagoglarda duaların okunduğu platform) bulunmaktadır. Bu sinagogun en önemli özelliği akustiğidir. Tavan bezemelerinde, balkonda çiçek motifleri, gökyüzünü betimleyen yıldız figürleri, on emirden yola çıkarak yerleştirilen figürlere yer verilmiştir. 


ERZURUM-MERKEZ-İHMAL CAMİİ



Bekir Oğlu Abdullah vakfına kayıtlı cami, minare kaidesindeki kitabesine göre; H. 1127/ M. 1715 yılında, Topçuoğlu Ebubekir oğlu Abdullah tarafından yaptırılmıştır. Vakfiyesi ise H. 1125 M. 1713 yılında düzenlenmiştir. 


RİZE GÜLBAHAR BÜYÜK CAMİİ



Yapının inşa tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte camide iki adet kitabe mevcuttur. H.1070 tarihli kitabe uzun yıllar yapının odunluğunda bırakılmıştır. Günümüzde son cemaat yerinde, harime girişin sağında yer alan kitabenin Gülbahar Büyük Camiine ait olup olmadığı kesin olarak bilinmemektedir. H.1324/M.1906 tarihli yeni mermer kitabe ise söz konusu camiye aittir. Bu durum, yapının yıkıldıktan sonra yeniden yapıldığı veya onarıldığı ihtimalini düşündürmektedir. 


SİİRT MERKEZ ULU CAMİİ



Cami, Irak Selçukluları Sultanı Muğizuddin Mahmut tarafından 523 (1129) tarihinde yaptırıldığı belirtilmektedir. Günümüzde cami bir takım küçük değişiklikler dışında tamamıyla sağlam ve ayaktadır. Dönemin mimari özelliğinde inşa edilen Siirt Ulu Camii şehir merkezinde yer almaktadır. 


SÜLEYMANİYE CAMİİ



Süleymaniye Külliyesi Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Mimar Koca Sinan tarafından 1550-1557 yıllarında yapılmıştır. Süleymaniye Külliyesinde ortada cami olmak üzere bütün yapılar bir “U” düzeni içinde sıralanmıştır. Cami, medreseler, sıbyan mektebi, imarethane, tabhane, darüşşifa, bimarhane, hamam, çarşılar, darülhadis ve türbeler külliyeyi meydana getirir. Külliye merkezde Süleymaniye Camii’nin olduğu değişik işlevli 22 yapıdan meydana gelmektedir.

Külliyenin merkezindeki Süleymaniye Camisi, İstanbul panoramasının en önemli öğelerinden biridir. Planlamasında araziye uygun bir şekilde yayılan bir anlayış esas alınmış, camiyi çevreleyen binalar doğal yapıyı koruduğu gibi, sokaklarla binalar canlı ve doğru ilkelere göre kurulmuş bir anlayışın ürünüdür.

Caminin kuzeyindeki avlunun üç kapısı vardır. Dört adet minaresi avlunun köşelerinde yer alır. Bunlardan, caminin ana kütlesine köşelerden bitişen üç şerefeli yüksek minareler aynı zamanda bir köşe desteği olarak düşünülmüştür. Dikdörtgen planlı cami hariminin üzerini örten merkezi kubbe yarım ve çeyrek kubbelerle destelenmiştir. Ana kubbe dört büyük payeye oturmaktadır. Caminin mermer minberi, mihrabı Osmanlı oymacılık sanatının en güzel örnekleridir. Ayrıca ahşap oyma vaiz kürsüsü, ahşap kakmalı pencere kapakları ve kapıları diğer elamanlardır.

Caminin doğu ve batı yönlerinde külliyenin medreseleri sıralanır. Caminin kıble yönünde Kanuni Sultan Süleyman ve eşi Hürrem Sultan’a ait iki türbenin yanı sıra bir türbedar odası yer almaktadır.

Boyutlarıyla Osmanlı imparatorluğu tarihinin en önemli inşaat faaliyetlerinden olan cami genel olarak sade bir yapıdır. Kanuni Sultan Süleyman Vakfına aittir. 


ARAKLI HACIHASAN CAMİİ



19. Yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen yapı kentin önemli müderris ve şairlerinden Hacı Hasan adına yaptırılmıştır. Harput, Erzincan ve Bayburt’ta önemli müderrislerden eğitim alan Hacı Hasan Efendi, Turnalı Köyü’nde birçok talebe yetiştirmiştir. Turnalı Köyü Camii ve Çeşmesi, Tosunlu Köyü Köprüsü gibi eserleri kente bahşetmiştir. İlçenin en işlek caddesinde yer alan yapı, kuzeyindeki Büyük Cami’den dolayı mescit tarzında inşa edilmiştir. Minaresi olmayan caminin batı cephesinde yer alan ahşap şadırvanı da yakın dönemde yapıya ilave edilmiştir. 150 yıllık süre zarfında birçok kez onarım geçiren yapı 2010 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek özgün haline kavuşmuştur. 


AYDIN MERKEZ NASUH PAŞA KÜLLİYESİ



Mülkiyeti Nasuhpaşa Vakfı’na ait olan eser 1708 tarihinde Aydınlı Nasuh Paşa tarafından yaptırılmıştır. Onarılan yapı kültür merkezi olarak hizmet verecektir. 


IĞDIR MERKEZ EJDER KERVANSARAYI



Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eser Selçuklular döneminde Sürmari Emiri Şerafettin Ejder Bey tarafından 12. yy. da yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapının kültürel amaçlı olarak hizmet vermesi planlanmaktadır. 

​​

MALATYA BATTALGAZİ NEFİSE HATUN KÜMBETİ



Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan türbe 15.yy.da Kadı Abdurrahman tarafından yaptırılmıştır. Onarımı yapılan türbe ziyarete açıktır. 


AFYON İHSANİYE BAKŞİ DEDE TÜRBESİ



Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan türbe 13. yy. yapısıdır. Onarımı yapılan eser ziyarete açıktır. 


AKSARAY MERKEZ CINCIKLI HACI YUSUF AĞA CAMİİ



​<p>M&uuml;lkiyeti Vakıflar Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;&rsquo;ne ait olan camiinin kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte 13. yy. sonlarında ya da 14. yy. başlarında Emir Bin Yusuf tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Onarımı tamamlanan yapı ibadethane olarak kullanılmaktadır.&nbsp;</p>​

ANKARA ALTINDAĞ DİREKLİ CAMİİ



Mülkiyeti Direkli Mahallesi Camii Şerifi Vakfı’na ait olan caminin banisi bilinmemekte olup 16. yy.dan önce yapılmış olması muhtemeldir. Onarımı tamamlanan eser ibadethane olarak kullanılmaktadır. 


BURSA ORHANGAZİ GÜRLE KÖYÜ (ORHANGAZİ) CAMİİ



DİYARBAKIR MERKEZ PARLI (SEFA) MEDRESESİ



Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eserin banisi ve yapım tarihi bilinmemekte olup XIV. yüzyılın ilk yarısında yapıldığı sanılmaktadır. Onarımı tamamlanan eser kültürel amaçlı hizmet verecektir. 


EDİRNE MERKEZ TAŞLIK CAMİİ



Mülkiyeti Mahmut Paşayı Veli Vakfı’na ait olan eser Fatih Sultan Mehmet dönemi vezirlerinden Mahmut Paşa tarafından 1470 yılında yaptırıldığı sanılmaktadır. Onarımı tamamlanan eser ibadethane olarak kullanılmaktadır. 


EDİRNE MERKEZ SELİMİYE DAR-ÜL KURRA MEDRESESİ



Mülkiyeti Sultan Selim Vakfı’na ait olan eser Sultan II. Selim’in yaptırdığı Selimiye Külliyesinin bir bölümü olarak 1569–1575 yıllarında Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir. Onarımı tamamlanan eser Selimiye Vakıf Müzesi olarak hizmet vermektedir. 

​​

GAZİANTEP MERKEZ BOYACI (KADI KEMALETTİN) CAMİİ



Mülkiyeti Kadı Kemalettin Vakfı’na ait olan eser 14. yy.da Kadı Kemalettin tarafından yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapı ibadethane olarak kullanılmaktadır. 


HATAY MERKEZ SOFULAR (ORHANİYE) CAMİİ VE TÜRBESİ



Mülkiyeti Sofular Camii Vakfı’na ait olan eser 1819 yılında Şıh Yusuf tarafından yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapı ibadethane olarak kullanılmaktadır. 


KARS MERKEZ KÜMBET CAMİİ



Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eser Kral Abbas 2. Tekvor tarafından 932–937 yılları arasında 12 havari adına yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapı ibadethane olarak kullanılmaktadır. 


KIRKLARELİ VİZE HASAN BEY CAMİİ



Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eserin banisi ve yapım tarihi bilinmemektedir. 1444 yılında Gelibolulu Şerbettar Hasan Bey tarafından camiye dönüştürülmüştür. Onarımı tamamlanan eser ibadethane olarak kullanılmaktadır. 


KİLİS MERKEZ CÜNEYNE CAMİİ



Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eser 17. yy.da yapılmıştır. Onarımı tamamlanan yapı ibadethane olarak kullanılmamaktadır. 


KONYA KARAPINAR VALİDE SULTAN HAMAMI



Mülkiyeti Eser Sultan Selim Vakfı’na ait olan hamam, XVI. yüzyılda Yavuz Sultan Selim’in annesi tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapı hamam olarak hizmet vermektedir. 


MALATYA DARENDE YUSUF PAŞA BEDESTENİ



Mülkiyeti Yusuf Paşa Vakfı’na ait olan eser 18. yy.da Yusuf Paşa tarafından yaptırılmıştır. Onarımı yapılan eser hizmete açıktır. 


NİĞDE ULUKIŞLA SADRAZAM MEHMET PAŞA KERVANSARAYI



Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eser Sadrazam Mehmet Paşa tarafından 17. yy. başlarında yaptırılmıştır. Onarımı tamamlanan yapı kültürel amaçlı olarak hizmet verecektir. 


SAKARYA KARASU AZİZİYE CAMİİ



Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan eser 1914 yılında yapılmıştır. Onarılan yapı ibadethane olarak hizmete açıktır. 


Gradişka Derviş Hanım Medresesi



​Osmanlı yönetimin sonlarına doğru Gradişka'da iki medresenin bulunduğu belirtilmektedir. Biri Gradişka Derviş Hanım Medresesi, günümüze ulaşamayan ikincisi ise kadılığın en büyük yerlerinden birisi olan Orahova kasabasında bulunduğu tahmin ediliyor. 

Derviş Hanım Medresesi hakkında günümüzde kesin bir tarihlendirme yapılamasada yazılı dökümanlara göre 1879 yılına tarihlendirilmiştir.

 Eserin restorasyonu Nisan 2017 'de tamamlanmış hizmete açılmıştır.​



ELAZIĞ PALU CİMŞİT BEY CAMİİ



​Eski Palu'nun Zeve Mahallesi'nde bulunan yapı, 16. yy ortalarında yapılmıştır. Kare planlı harim, harimin kuzeyinde bir dönem medrese olduğu söylenilen avlu ve harime doğu cephenin güneyinden bitişik türbe yapısından oluşur. Restorasyonu tamamlanan yapı 2016 yılında ibadete açılmıştır. ​

İSTANBUL EDİRNEKAPI MİHRİMAH SULTAN CAMİ



​Mülkiyeti Mihrimah Sultan Vakfına ait olan yapı Edirnekapı semtinde yer alır. Cami; medrese, sıbyan mektebi, türbe, hamam ve çarşıdan oluşan Mihrimah Sultan Külliyesinin içinde yer alır. Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan tarafından Mi­mar Sinan'a 1562–1565 yılları arasında yaptırılmıştır. Restorasyonu tamamlanan eser ibadete açılmıştır.

 


İSTANBUL FATİH ŞEYH SÜLEYMAN MESCİDİ



​Fatih İlçesi, Sinanağa Mahallesi, Zeyrek Caddesi ile At Pazarı Sokağı'nın birleştiği noktada UNESCO Dünya Miras Listesindeki Zeyrek Sit Alanında yer almaktadır.

 Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait yapının yapım tarihi tam olarak bilinememektedir. Şeyh Süleyman Mescidi İstanbul'un erken Hristiyan döneminden günümüze kadar ulaşan, üzerindeki Osmanlı ekleriyle farklı kültürlerin birlikteliğini simgeleyen önemli bir yapıdır.

 2013 – 2016 yılları arasında restore edilerek ibadete açılmıştır. 


İSTANBUL – ÜSKÜDAR MİHRİMAH SULTAN CAMİİ



​Mülkiyeti Mihrimah Sultan Vakfına ait olan cami İstanbul'da Üsküdar semtinde yer alır. Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan tarafından Mi­mar Sinan'a yaptırılmış olup, 1548'de tamamlan­mıştır. Bu eser, Mimar Sinan'ın Üsküdar'daki ilk eseridir. 1547 tarihinden sonra, Üsküdar'a birbirinden güzel 34 eser kazandırmıştır.

2012 yılı Ocak ayında restorasyonuna başlanılmış olan cami 31.01.2014 tarihinde restorasyonu tamamlanarak ibadete açılmıştır.


İSTANBUL YILDIZ HAMİDİYE CAMİ



​Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan yapı; İstanbul İli, Beşiktaş semtinde yer alır. 1884-1886 yılları arasında Sultan II. Abdülhamid tarafından saray Baş Mimarı Sarkis Balyan'a yaptırılmıştır. "Hamidiye Cami" halk arasında "Yıldız Cami" olarak da anılmaktadır.  ​

MAKEDONYA MANASTIR HAYDAR KADI CAMİİ



​Makedonya, Manastır İlinde bulunan, mülkiyeti Makedonya İslam Birliğine ait vakıf Kültür Varlığı eski eser tescilli Haydar Kadı Camii, harim kapısı üzerinde bulunan kitabeye göre Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kadı Haydar Efendi tarafından 989 (1561-1562) yılında yaptırılmıştır.

2016 yılında restorasyonu tamamlanan yapı yeniden ibadete açılmıştır. 


BOSNA-HERSEK SARAYBOSNA İSA BEY HAMAMI



​İsa Bey'e ait 1462 tarihli vakfiyede de bahsi geçen İsa Bey hamamı 15 .yy da Saraybosna şehrini maddi ve manevi anlamda merkez haline getiren yapılardan biridir.

Yapıldığı yıldan itibaren bir çok yıkım ve tamirat görmüştür.  İsa Bey hamamı 1890 yılında, yıkılan eski hamamın yerine yapılan yeni hamamın projesini mimar Yosip Vancaş hazırlamıştır. 1911 yılında kapsamlı bir onarım yapılmıştır. Sonraki yıllarda da çeşitli müdahaleler görmüş olan hamam, en son 1992-1995 savaşı sırasında bombaların etkisiyle büyük ölçüde zarar görmüş ve kısmen harabe haline gelmiştir. Mağrib kökenli, malakari benzeri kabartma şeklinde yapılmış olan süslemelerle zengin bir cepheye sahip olan yapının cephelerindeki süsleme tamamen yok olmuştur.

2013 yılında restorasyonuna başlanan yapının 2015 yılında restorasyonu tamamlanarak hizmete açılmıştır. 


TUNCELİ PERTEK SAĞMAN KÖYÜ SALİH BEY CAMİ



​Tunceli İli Pertek İlçesi, Sağman Köyünde bulunan yapının mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne aittir. Eser Pir Hüseyin Bey'in torunu Salih Bey tarafından 1555 yılında yaptırılmıştır.  

2016 yılında restorasyonu tamamlanan yapı ibadete açılmıştır.