DİL SEÇİMİ:

KURUMSAL

TARİHÇE TEŞKİLAT YAPISI VAKIF KAYITLAR ARŞİVİ MALİ TABLOLAR PLAN,PROGRAM VE RAPORLAR VGM ETİK KOMİSYONU

FAALİYETLER

HAYIR HİZMETLERİ YATIRIMLAR KÜLTÜREL FAALİYETLER ULUSLARARASI FAALİYETLER RESTORE EDİLEN TAŞINMAZ VAKIF KÜLTÜR VARLIKLARI

VAKIFLARIMIZ

VAKIFLARIMIZ

VAKIF İŞLEMLERİ

VAKIF NASIL KURULUR ? VAKIF SORGULAMA BEYANNAME - BİLDİRİM, İSTİSNA VE MUAFİYETLER VAKIF İSTATİSTİKLERİ ULUSAL RİSK DEĞERLENDİRME PROJESİ (MASAK) VAKIFLARIN E_TEBLİGAT ADRESLERİ

YAYINLAR

YAYINLAR

MEVZUAT

MEVZUAT

BİLGİ EDİNME

BİLGİ EDİNME MEVZUATI İLİŞKİLİ BAĞLANTILAR SIKÇA SORULAN SORULAR

İLETİŞİM

İLETİŞİM

GİZLİLİK POLİTİKASI

GİZLİLİK POLİTİKASI
Mustafa Kemal ATATÜRK

VAKIF NASIL KURULUR

Vakfın Tanımı ve Unsurları

Yeni vakıfların kuruluş ve işleyişi ile ilgili hükümler Türk Medeni Kanunu, Vakıflar Kanunu  ve Vakıflar Yönetmeliğinde yer almakta olup, diğer ilgili mevzuatta da hükümler bulunmaktadır.

 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesinde vakfın tanımı "gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal toplulukları" olarak yapılmıştır.

Bu tanımdan anlaşılacağı üzere vakfı oluşturan en önemli iki unsur; özgülenecek bir malvarlığı ve malvarlığının özgüleneceği amaçtır.

Vakfın amacı; Hukuka uygun, belirli, anlaşılabilir olmalı ve süreklilik arz etmelidir.

Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlâka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz.

Vakfa özgülenecek malvarlığı ise vakfın amacını gerçekleştirmeye yeterli olmalı, vakfın amaç veya devamını imkansız veya yararsız hale getirmemelidir.

Gerçek ya da tüzel kişiler vakıf kurabilirler. Ancak kurucu gerçek kişi ise Türk Medeni Kanununda belirlenen fiil ehliyetine sahip olmalı, tüzelkişi ise fiil ehliyetine sahip olmakla birlikte, kuruluş statüsünde vakıf kurabileceğine ve vakfa malvarlığı özgüleyebileceğine dair hüküm olması gerekir.

Vakıflar özel hukuk tüzelkişisi olup, Türk Medeni Kanununun 48. maddesinde belirtilen tüm hak ve yetkilere sahiptir. Vakıflar Genel Müdürlüğü denetim makamı olup, vesayet makamı değildir.

Kuruluş şekli

Vakıf kurma iradesi, noterde düzenleme şeklinde yapılacak bir resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır. Ancak vakfın kurulması için yetkili asliye hukuk mahkemesine başvurularak tescilinin sağlanması gereklidir. Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır.

Resmî senetle vakıf kurma işlemi temsilci aracılığıyla yapılabilir. Ancak, temsil yetkisinin noterlikçe düzenlenmiş bir belgeyle verilmiş olması ve bu belgede vakfın amacı ile özgülenecek mal ve hakların belirlenmiş bulunması gereklidir.

Vakıf senedinin içeriği;

Türk Medeni Kanununun 106'ıncı maddesi gereğince, vakıf senedinde vakfın adının, amacının, bu amaca özgülenen mal ve hakların, vakfın örgütlenme ve yönetim şeklinin ile yerleşim yerinin gösterilmesi zorunludur.

a) Vakfın adı; kanuna ahlaka adaba aykırı olmamalı ve vakfın amaçları ile uyumlu olmalıdır. Üçüncü kişileri vakfın amacı konusunda yanıltıcı ya da yanlış çağırışımlar uyandıracak isimler verilemez. Her hangi bir kamu kurum ya da kuruluşunun ismi kullanılamaz.

b) Vakfın amacı; Hukuka uygun, belirli, anlaşılabilir olmalı ve süreklilik arz etmelidir.

c) Özgülenen mal ve haklar; kurucuya ait olmalı ve amacı en azından başlangıç itibari ile gerçekleştirmeye yetmelidir. 

Özgülenen malvarlığı nakit ise paranın vakıf adına Türkiyede kurulu bir bankaya  kuruculardan birinin hesabına yatırılıp, vakıf adına bloke edilerek dekontunun tescil başvurusu yapılan mahkemeye ibrazı, taşınmaz ya da taşınır bir malvarlığı ise değer tespitinin mahkemece yaptırılması ve ilgili sicillerine (tapu sicili, trafik sicili gibi) vakıf adına tescili sağlanmalıdır.

Vakfın kurulması ile özgülenen mal ve haklar vakıf tüzelkişiliğine geçer.

d) Organları; Vakfın bir yönetim organı olması zorunludur. Vakfın işleyişinin kolaylaşması açısından, amacının kapsamına ve faaliyetlerine uygun olarak mütevelli heyeti, yönetim organı ve bir denetim birimi olması uygun olur.

Bu sayılan organlar dışında onur kurulu,araştırma kurulu, çalışma kurulu gibi vakfın yönetimi ile ilgili olmayan kurulların vakıf organları arasında gösterilmemesi gerekir.

Vakfın organlarının kaç kişiden oluşacağı, toplantı ve karar yeter sayılarının senet metninde gösterilmesi, organların görev ve yetki sınırlarının yeterince belirtilmesi halinde, vakfın işleyişinde sıkıntıya düşülmesinin önüne geçilmiş olur.

Vakıf organlarında kamu görevlileri görev unvanlarını kullanarak görev alamaz.

e) Vakfın yerleşim yeri; vakfın faaliyetlerini yürüttüğü merkezin bulunduğu yerdir. Vakıf senedinde gösterilecek adresin açık olarak ayrıntılı şekilde yazılması zorunludur.

Vakfın tescili

Vakfın tesciline ilişkin açılan davada mahkemece davanın reddine ya da vakfın tesciline ilişkin vereceği karar, tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde, başvuran veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilebilir.

Aynı şekilde, vakfın kurulmasını engelleyen sebeplerin varlığı hâlinde, Vakıflar Genel Müdürlüğü veya ilgililer, iptal davası açabilirler.

Tesciline karar verilen vakıf, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilir.

Yerleşim yeri mahkemesinin yapacağı bildirim üzerine vakıf, Vakıflar Genel Müdürlüğünce merkezî sicile kaydolunur ve Resmî Gazete ile ilân olunur.

VAKFIN KURULUŞUNDAN SONRA YAPILMASI GEREKEN İŞLEMLER

 3628 sayılı Mal Bildiriminde bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa göre, vakıfların idare organlarında (yönetim kurulu) görev alanlar Vakıflar Genel Müdürlüğüne mal bildiriminde bulunmak zorundadırlar.

Yönetim Kurulu üyeliğine  seçilme halinde,  göreve başlama tarihini izleyen bir ay içinde, görevin sona ermesi halinde, ayrılma tarihini izleyen bir ay içinde verilmesi zorunludur.

Bütün vakıfların, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile olan her türlü işlemlerinde önce bağlı bulundukları Vakıflar Bölge Müdürlüğü kanalı ile yazışma yapmaları gerekmekte olup, vakıflar tarafından doğrudan Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yapılacak yazışmalar işleme konulmamaktadır.

VAKIFLARDA VERGİ MUAFİYETİ

4962 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Kanunun 20 nci maddesinde, “Gelirlerinin en az üçte ikisini nevi itibarıyla genel, katma ve özel bütçeli idarelerin bütçeleri içinde yer alan bir hizmetin veya hizmetlerin yerine getirilmesini amaç edinmek üzere kurulan vakıflara, Hazine ve Maliye Bakanlığının önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınabilir. Bunların vergi muafiyetinden yararlanması ve muafiyetlerinin kaybedilmesine ilişkin şartlar, usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir” hükmü yer almıştır. 
Hazine ve Maliye Bakanlığının Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No:1)’de bu konudaki usul ve esaslar belirlenmiştir.

YABANCILARIN VAKIF KURMASI

Yabancılar Türkiye’de hukuki ve fiili mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabilirler. Ancak yeni vakıfların yönetim organlarında  görev alanların çoğunluğunun Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir.

YABANCI VAKIFLARIN TÜRKİYE’DE ŞUBE / TEMSİLCİLİK AÇMASI

Yabancı vakıfların Türkiye’de şube / temsilcilik açması Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü mevzuatında (Dernek Kanunu ve Dernekler Yönetmeliğinde) düzenlenmiştir. Bu konudaki   başvurunun  İçişleri Bakanlığına  yapılması gerekmektedir.
 

YÜKLENİYOR

"Vakıflarla ilgili konulara gelince; bilinmektedir ki vakıflar memleketimizin mühim bir servetini teşkil eder. Bu servetten millet ve memleketin gerektiği şekilde istifade edebil​mesi için Şer'iyye Vekâletiyle beraber bütün Bakanlar Kurulunun ve hatta Yüce Meclisin bu hususu ehemmiyetle tetkik ile bu büyük müessesenin haraplıktan korunmasını ve memlekete faydalı bir hale konulmasını temenni eylerim."

Mustafa Kemal ATATÜRK

1 Mart 1922, TBMM

Devamını Oku »

“Vakfetme duygusu sadece vermektir. Hiçbir karşılığı olmadan, hiçbir çıkar gözetmeden, hiçbir menfaat ummadan sadece vermektir. Yüreğinden, gönlünden, malından, canından, özünden vermektir. Vakfetme duygusunda riya yoktur, aldatma yoktur, iki yüzlülük yoktur, samimiyet vardır, tutarlılık vardır.”

Dr. Adnan ERTEM
Vakıflar Genel Müdürü

1965 yılında Mercan’da doğdu. İlkokulu Mercan’da, ortaokul ve liseyi Erzurum’da okudu. 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi Ana Bilim Dalında Yüksek Lisans eğitimine başladı. 1990 yılında “Cumhuriyet’in ilk Yıllarında Vakıflarla İlgili Uygulamalar” adlı tezle yüksek lisansını tamamladı. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Yapı Sosyal Değişme Bilim Dalında doktoraya başladı. 1997 yılında ise “Osmanlı’da ve Cumhuriyet Döneminde Sosyal Bütünleşme Açısından Vakıflar” konulu tezle doktora çalışmasını tamamladı. Akademik çalışmalarının tamamını vakıflar konusunda yaptı. Bilhassa vakıf mevzuatında yapılması gereken düzenlemeler ve cemaat vakıfları konularında ihtisası ve çalışmaları bulunmaktadır.

1988 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünde Müfettiş Yardımcısı olarak mesleki hayatına başladı. 1991 yılında Müfettişliğe, 2002 yılında ise Başmüfettişliğe atandı. 2002-2007 yılları arasında İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü görevini yürüttü. 2007 yılının Kasım ayında Başbakanlık Müsteşar Yardımcılığa görevine atandı. 14 Ekim 2010 tarihinden itibaren Vakıflar Genel Müdürü olarak görevini sürdürmektedir.

İngilizce bilen Ertem, evli ve 2 çocuk babasıdır.

"Vakıflar iyilik ve takvada yarışınız ilahi emrinin tecessüm etmiş halidir."

Recep Tayyip ERDOĞAN

TC.CUMHURBAŞKANI

 

 

"Bizim medeniyetimizdeki vakıf anlayışı, onun bizlere kazandırdığı manevi şuurun teşekkülüdür"


MEHMET NURİ ERSOY
Kültür ve Turizm Bakanı

BASINDA VGM TV'DE VGM
2019-2020 Eğitim Yılı Burs Başvuruları için tıklayınız…
DUYURULAR
TÜM DUYURULAR »