VAKIF MİRASI HERİTAGE İSTANBUL 2026’DA
VAKIF ESERLERİMİZİN RESTORASYON SÜREÇLERİ SUNULUYOR
Genel Müdürlüğümüz, yurt içi ve yurt dışında yaptığı restorasyonlara ilişkin faaliyetlerini fuar standında ziyaretçilerle buluşturuyor. Uygulamalı atölye çalışmaları, çini, kündekâri, kalem işi workshopları ve taşınır kültür varlıklarına yönelik yenilikçi sunumların yer aldığı stantta; Sultanahmet Camii’nin restorasyon sürecinde ortaya çıkan özgün mimari elemanlar da sergileniyor. Öte yandan 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde; Gaziantep Kurtuluş Camii, Şirvani Camii, Zincirli Bedesten, Hatay Habib-i Neccar Camii, Kuseyri Evleri, Kurşunlu Han ile Kahramanmaraş’ta İsa Divanlı Camii, Duraklı Camii ve Ulu Camii başta olmak üzere birçok vakıf esere ilişkin restorasyon süreçleri; proje, uygulama ve sonuç görselleriyle birlikte ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor.
“MİNİMUM MÜDAHALE MAKSİMUM KORUMA”
Konferanstaki konuşmasında kültür varlıklarının önemli bir bölümünün vakıf eserlerimizden oluştuğunu belirten Genel Müdürümüz Sayın Sinan Aksu, “Köklü geçmişiyle Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün en önemli görevlerinden biri de bu mirası korumak ve yaşatmaktır. Bilimi sürecin merkezine alıyoruz. Restorasyon çalışmalarımızda temel ilkemiz çok net: “Minimum müdahale, maksimum koruma.” Tüm çalışmalarımızı hem ulusal mevzuata hem de uluslararası kabul görmüş ilkelere uygun şekilde yürütüyoruz. Bugün ülkemizin dört bir yanında çok sayıda eserde çalışmalarımız devam ediyor. İstanbul’dan İzmir’e, Aksaray’dan Bitlis’e, Konya’dan farklı illerimize kadar toplam 101 vakıf kültür varlığında restorasyon çalışmalarımız sürüyor. Bunun yanında, 2025 yılı içerisinde 131 eserin restorasyonunu da tamamlamış bulunuyoruz.” dedi.
“AYASOFYA’DA İLERİ TEKNOLOJİ YÖNTEMLERLE ANALİZLER YAPTIK”
Ayasofya-i Kebir Camii’ndeki çalışmalara değinen Genel Müdürümüz Sayın Sinan Aksu, “Ayasofya’da çok kapsamlı ve titiz bir süreç yürütüyoruz. Cephelerde ve minarelerde geniş alanlarda iskele kurduk. Yapılan analizler sonucunda sonradan yapılmış, yapıya zarar veren bazı uygulamaları tespit ettik ve bunları dikkatle temizledik. Şu anda mermer yüzeylerde temizlik çalışmalarımız devam ediyor. Ayrıca yapının farklı dönemlerine ait izleri bilimsel analizlerle ortaya koyduk. Bu doğrultuda, o dönemlere uygun malzemeler üreterek restorasyon sürecinde kullanmaya başladık. Yapının dayanıklılığını artırmak amacıyla da ileri teknoloji yöntemlerle analizler yaptık ve güçlendirme projelerimizi hazırladık.” ifadelerini kullandı.
DEPREM BÖLGESİNDEKİ 164 ESERİMİZ AYAĞA KALDIRILDI
6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, Genel Müdürlüğümüz ekiplerince hasar tespit çalışmaları gerçekleştirildiğini ve tüm verilerin kayıt altına alındığını vurgulayan Genel Müdürümüz Sayın Sinan Aksu, “Depremlerin ardından hasar gören vakıf kültür varlıklarının korunması için gerekli güvenlik önlemleri alınmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda 11 ilde toplam 678 vakıf kültür varlığı değerlendirilmiş; bu yapılardan 31’inin yıkık, 144’ünün ağır hasarlı, 104’ünün orta hasarlı, 98’inin hafif hasarlı ve 301’inin hasarsız olduğu tespit edilmiştir. Hasar gören tüm eserler restorasyon kapsamına alınmıştır. Bugüne kadar 164 eserin restorasyonu tamamlanmış olup, 2026 yılı içerisinde çok sayıda eserin daha restorasyonunun tamamlanması hedeflenmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde bulunan ve gayrimüslimler tarafından kullanılan ibadethanelerin restorasyonları da gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda çeşitli illerde toplam 19 kilise, sinagog ve havranın onarımı tamamlanmıştır. Depremde hasar gören bazı ibadethanelerin restorasyon çalışmaları ise devam etmektedir.” şeklinde konuştu.





